close

Erken Tanı İçin Mamografi

Kategori : Radyoloji /

Meme kanseri kadınlarda rastlanan kanserler arasında 1. sırada yer almaktadır. Ülkemizde de kadınlarda en sık görülen kanserdir ve görülme sıklığı giderek artmaktadır. Bu kadar yaygın görülmesine rağmen son 20 yılda meme kanserine bağlı ölümlerde yaklaşık % 25 azalma görülmüştür. Bu azalmada rol oynayan en önemli faktör etkin tarama programları yani düzenli mamografilerle erken tanının artması olarak görülmektedir.

ABD'de meme kanserinde erken tanı için bayanların 40 yaşından itibaren her yıl düzenli mamografi çektirmeleri ilkesi genel olarak kabul görmüşken, Birleşik Devletler Koruyucu Hizmetler Görev Gücü (United States Preventive Services Task Force) Kasım 2009'da yayınladığı yeni rehber ilkeler, büyük bir tartışma başlatmıştır. Buna gore USPSTF bayanların 50 yaşından itibaren 2 yılda bir mamografi yaptırmalarını önermektedir. Bu görüşe rağmen Amerikan Kanser Derneği (American Cancer Society), Amerikan Jinekolojist ve Obstetrisyenler Koleji (American College of Obstetrics and Gynecologists ), Amerikan Radyoloji Koleji (American College of Radiology) yeni kriterlere karşı çıkarak eski ilkelere göre hareket edeceklerini açıkladılar. Buna destek olabilecek kanıtları da aşağıdaki şekilde sıraladılar; taramaların ileri yaşta başlaması, kanserlerin daha ileri evrelerde tanı konmasına yol açacak ve bu hem tedavi maliyetini artıracak hemde hastalar daha geniş tedavi için daha agresif yöntemlere maruz kalacaklardır. Yapılmış olan büyük çalışmalara gore, 1990'lı yıllardan beri meme kanserinden ölümler her yıl için ortalama %2 civarında azalmaktadır. Bu azalış 50 yaş altı grupta her yıl için %3'den daha fazladır. Meme kanserinden ölümlerin zirve yaptığı 1989'dan beri ölümler yaklaşık %29 azalmıştır ve bundaki en büyük rol erken tanı için yapılan mamografilerdedir.

Mamografik tarama aynı zamanda kanseri daha küçükken yakalamamıza olanak sağlamaktadır. Bayanların sadece %13'ünün düzenli mamografi yaptırdığı 1980'lerin başında tanı konmuş meme kanserlerinde ortalama boyut 3 cm iken, 1990'ların sonunda düzenli mamografi yaptıranların oranı %60'lara ulaşınca ortalama tümör boyutu 2cm.ye gerilemiştir. Bunlara ek olarak Amerikan Kanser Derneği'nin verilerine gore 2006 yılında meme kanserinden ölümlerin %17'sini 40-49 yaş aralığında tanı konan hastalar oluşturmaktadır. Yine Ulusal Kanser Enstitüsü'nün verilerine gore 40-49 yaş aralığının tarama programlarına dahil edilmesiyle birlikte meme kanserinden ölümler her yıl için %3 azalmıştır. Bu yaş grubunda taramaların durdurulması ölümlerde artışa yol açacak ve 20 yılda kazanılmış olan faydaları ortadan kaldıracaktır. USPSTF ise savunmasında 40-49 yaş arasında taramanın faydasını kabul etmekle beraber, bu yaş grubunda taramanın zaralarının faydayı azalttığını dile getirmiştir. 50 yaşın altında daha yoğun meme dokusu nedeniyle kanserli ve iyi huylu dokuların mamografi ile ayırt edilmesinin zorluğuna bağlı ek görüntülemeye ihtiyaç duyulması ve gereksiz biyopsilerin sayıca arttığı en önemli zarar olarak nitelendirilmiş, ayrıca ağrı, anksiyete ve stres diğer zararlar olarak belirtilmiştir. Başka bir gerekçe ise, 40-49 yaş arasındaki taramanın hayat kurtarmakla beraber, kurtarılacak 1 hayat için daha çok kadına tarama gerektirdiğidir. 40-49 yaş arası bir kanser yakalamak için 556 mamografiye, 47 ek görüntülemeye ve 5 biyopsiye gerek varken, 50 yaşından sonar 294 mamografi, 22 ek görüntüleme ve 3 biyopsiye gerek olmaktadır. Şahsi görüşüme göre buradaki en önemli çekince erken taramanın maliyetinden kaynaklanmaktadır. Yine Amerika'da yapılan bir çalışmada meme kanseri taramaları ile 50-69 yaş arası kurtarılan her bir yıl için ortalama 21.400 $ gerekirken 40-49 yaş taranarak kazanılan her bir yıl için 105.000$ gerekmektedir.

Ülkemize gelince Sağlık Bakanlığı 50 yaşından itibaren 2 yılda bir mamografi önerilmektedir. Sosyal güvenlik kurumları da bu kapsamda geri ödeme yapmaktadır. Bununla beraber 2006 yılında yapılan 1. Ulusal Meme Kanseri Konsensus Toplantısı'nda meme kanseri taramasına başlama yaşı için yapılan oylamada %60 ile 40 yaş, tarama aralığı ise %60 ile yılda bir olarak kabul görmüştür. Ülkemizde meme kanseri sıklığı giderek artmaktadır. Yine ülkemizde yapılan bazı çalışmalarda genç yaşta meme kanseri görülme oranının Batı toplumları istatistiklerinin yaklaşık 2 katı olduğu gösterilmiştir. Tüm bunlar göz önüne alındığında tarama yaşının 40 yaş olarak kabul edilmesi daha doğru olacaktır. Bayanların net bir mesaja ihtiyacı vardır. Meme kanserinin tedavisinde başarı için erken tanı vazgeçilmez unsurdur. Mamografi ise erken tanı için en önemli silahımızdır. Meme kanserinin tedavisinde başarı ve ölümlerin azaltılması için tarama yaşının 40 ta başlaması gerektiği tartışılmamalıdır. Bu bağlamda hiçbir masrafın, insan hayatından daha önemli olmadığı açıktır.

Bunu Paylaş:

Benzer Yazılar

Up