close

Diyabet ve Kalp Hastalıkları

07 Kasım 2018/ Kategori : Kardiyoloji /

Kalp ve damar hastalıkları dünyada başlıca ölüm nedenleri arasındadır. Kalp ve damar hastalıkları dendiğinde aklımıza koroner kalp hastalığı yani kalbi besleyen damarların tıkanıklığı, kalp yetmezliği, kalp krizi, inme, hipertansiyon, kol ve bacak damarlarının tıkanıklığı, aorta gibi büyük damar hastalıkları yine ilişkili olarak böbrek yetmezliği gelmelidir. Diyabet yani şeker hastalığının 2030 yılında dünya üzerinde 550 milyon kişiyi etkileyeceği ve bunların yarısının hastalıklarının farkında olmayacakları tahmin edilmektedir. Bunların %95’ini tip 2 diyabet teşkil etmektedir. Yaklaşık 300 milyon insanda da tip 2 diyabete neden olabilecek, açlık kan şekeri yüksekliği, bozulmuş glikoz toleransı, gebelikle ilişkili diyabet ve öglisemik insülin direnci bulunacağı tahmin edilmektedir. Batı tarzı beslenme, yüksek yağ içeren diyetler, hareketsizlik ve buna bağlı olarak obezitenin artması, insülin direnci, kompansatuar insülin yüksekliği, beta hücre yetmezliği ve tip 2 diyabet ortaya çıkmaktadır.

Şekeri olan hastaların %65’inde kalp damar hastalıkları ortaya çıkmaktadır. Şeker hastalarında kalp hastalığı, inme ve ölüm oranları olmayanlara göre iki kat fazladır. Framingham kalp çalışmasının verileri diyabeti olan hastalarda kalp damar hastalıklarına olan yatkınlığı ortaya koymaktadır. Diyabet koroner kalp hastalığı için risk eşdeğeri olarak kabul edilmektedir. Altta yatan kalp hastalığı olmasa bile diyabeti olması hastayı direkt olarak yüksek ya da çok yüksek risk grubuna sokmaktadır. Risk, 10 yıl içerisinde kalp damar hastalıklarına bağlı olarak ölüm riski olarak tanımlanmaktadır.

Özellikle diyabet tanısı olan hastaların en az yılda bir kardiyovasküler muayeneden geçmeleri gerekmektedir. Diyabet, damarsal yapısı bizim için hayati önem taşıyan beyin, kalp ve böbrek gibi organları besleyen atardamarların daralmasına (ateroskleroz, damar sertliği) sebep olmaktadır. Bu da basta kalp krizi, kalp yetmezliği, inme ve böbrek yetmezliği gibi durumların ortaya çıkmasına sebep olmaktadır.

Kalp damar tıkanıklığı olan hastalarda göğüs ağrısı en önemli şikâyetlerden birisidir. Burada altını çizmemiz gereken nokta şeker hastalarında bu şikâyetin silik olacağı ya da etkilenen sinirler nedeni ile hiç hissedilmeyeceğidir. Dolayısı ile rutin klinik kontrolleri göz ardı etmemek gerekmektedir. Ayrıca, nefes darlığı, çarpıntı, halsizlik, egzersiz kapasitesinde düşme, bacaklarda özellikle egzersiz ile ortaya çıkan ağrı gibi şikâyetler varsa hemen kardiyoloji muayenesi olmaları gerekmektedir. Bu hastalarda sigara, yüksek tansiyon, şişmanlık, kolesterol yüksekliği gibi durumlar kalp damar hastalık riskini daha da artmaktadır, bunlara ayrıca önem gösterilmelidir.

EKG, ekokardiyografi- kalp ultrasonu, egzersiz testi, tansiyon Holter inceleme, BT koroner anjiyografi ve konvansiyonel anjiyografi diyabetik hastalarda kullanılan başlıca değerlendirme yöntemleridir. Bu hastalarda kalp krizi, kalp yetmezliği ve aort diseksiyonu gibi ölümcül durumlar ortaya çıkmadan erken tanı ve tedavi yaklaşımları çok önemlidir.

Kan testleri ile kolesterol, kan şekeri ve gizli seker (HbA1c) düzeylerinin ölçümü, tansiyon düzeylerinin tespiti yapılmalıdır. EKG, ekokardiyografi. Egzersiz testi ya da BT anjiyografi ile damar daralması/tıkanıklığı şüphesi varsa koroner anjiyografi ile tanı konulmalıdır. Bu asamadan sonra koroner stent uygulaması ya da bypass cerrahisi gibi tedaviler gerekebilmektedir.

Obezitenin önlenmesi, haftada 5 gün 1 saat kadar hafif egzersiz, yüksek tansiyon varsa tuz kısıtlaması ya da ilaçla tedavisi, agresif kan şekeri kontrolü (diyet, ilaç ya da insülin ile), doymuş yağlardan ve karbonhidrattan zengin diyet yerine protein, ılımlı karbonhidrat (sebze, meyve), doymamış yağlardan oluşan bir diyet tercih edilmesi, kolesterol yüksekliği tespit edilirse diyet ya da ilaçla optimal düzeye çekilmesi önemlidir.

Kalp damar tıkanıklığı (koroner arter hastalığı), bacakları besleyen damar tıkanıklığı (periferik arter hastalığı), kalp yetersizliği gibi durumlar ortaya çıkmışsa uygun ilaçlarla ve girişimsel yöntemler ile tedavi edilmesi gerekmektedir.

Sonuç olarak diyabet damar hastalığı eşdeğeri olarak kabul edilir ve sinsi olarak ilerler. Ölümcül damar tıkanıklığı, kalp krizi, kalp yetersizliği vs. gibi durumlar ortaya çıkmadan tespiti ve tedavisi ölüm riskini azaltmada hayati rol oynamaktadır.

Kaynaklar: ACC/AHA clinical practice guidelines

ESC guidelines

Bunu Paylaş:
Up