close

Soğuk Havalarda Sık Yaşanan Cilt Problemleri Nelerdir?

Kategori : Dermatoloji /

Soğuk havalarda sık yaşanan cilt problemleri nelerdir?

Soğuk havalarda cildimizi güneş kadar etkiliyor. Derimiz dış faktörlere bağlı yaşayan tek organımız aslında,bu sebeple güneşin etkisi kadar soğuk havaların ve kış koşullarınında deri üzerinde etkisi vardır. Bunların deriye yarattığı hasarların başında derinin doğal olarak bulunan koruma tabakasının ,koruyucu tabakasının bozulması gelmektedir. Bu bize neler getiriyor derinin koruyucu tabakasının bozulmasıyla birlikte bir çok soğuk havalara bağlı hem hastalıklar hemde deri kalitesinin azalması şeklinde bir takım problemlerle karşılaşabiliyoruz. Hastalıklara geldiğimiz zaman bunların başında soğuk havalara bağlı dermatitler olabilir,alerjik faktörler olabilir. Bu gibi çeşitli hastalıklarla karşılaşabiliyoruz. Deri kalitesinin bozulması anlamında baktığımız zaman ise derinin normalde kendi içerisinde var olan nem yastıkçıklarının soğuk kış koşullarına bağlı olarak büzüşmesi içinde var olan suyun azalması şeklinde ele alabiliyoruz. Değişen hava koşulları deriyi çok yıpratıyor ve yaşlandırıyor.artık hiç birimiz ömürde uzadığı için yaşamlarda uzadığı için yaşlanmış bir deriyle hayatımıza devam etmek istemiyoruz. Bu nedenlede deri kalitesini artırmak uzayan yaşlarda çok büyük bir önem taşımaktadır. Sadece görüntü anlamında değil derinin nem dengesinin bozulduğu durumlarda deri hastalıklarına gidişatta çok fazla arttığı için büyük sıkıntı yaşıyoruz. Derinin koruyucu tabakası kaybolduğu zaman derinin normal fonksiyonlarının yerine getirilememesi ve bunun sonucunda bir çok hastalıkla karşılaşmamız söz konusu olabilir.bunların başında en hafif dermatitler ve alerjik reaksiyonlar gelir. Ama bu sorunlar devam ederse derinin koruyucu tabakası yerinde olmayacağı için ve deri altı dokuları koruyamayacağı için deri kanserlerine varan bir spektrum izleyebilir.


Kış boyunca cildimize nasıl bakım yapmalıyız?

Derimize yazın olduğu kadar kışında bakım yapmamız çok önemlidir. Çünkü yazın güneş ışınğından gelen zararları nasıl koruyorsak kışında soğuk kış koşullarına bağlı oluşabilecek zararlardan korumamız gerekiyor. Bunun içinde deriye uygun nemlendiriciler kullanarak derinin direkt olarak soğuk hava koşullarıyla temasını kesmemizde büyük fayda vardır.

Nemlendirici seçerken neye önem vermeliyiz?

Nemlendiricileride kullanmak çok önemlidir. Çünkü nemlendiricileride mevsimlere göre ayırıyoruz.Kışın kullandığımız nemlendiricilerle yazın kullandığımız nemlendiricilerin arasında büyük farklar vardır.Kışın kullanıcağımız nemlendiricilerin besleyici içeriğinin daha yoğun olması,nem oranınında yüksek olmasını tercih etmeliyiz.Çünkü derinin soğuk kış koşullarına göre oranla kuruması ve bu bölgedeki koruyucu tabakasının kaybolması çok büyük sorun doğurur.Bu nedenle daha yağlı nemlendiricileri.daha besin içeriği zengin nemlendiricileri,özellikle içerisinde bazı özel vitaminleri bulunduran kremleri seçmemizde fayda vardır.Bunların içerinde özellikle A vitamini ritinol ve ritinol turevleri olabilir,C vitamini türevleri olabilir,E vitamini türevleri olabilir.Bunlar bildiğimiz gibi aynı zamanda deriyi beslediği gibi aynı zamanda Anti Aging özellik gösteren Antioksidan maddelerdir.Bunları bulundurmakta çok büyük fayda vardır.

Cilt beslenmesi ve korunması için neler yapılmalı?

Deri beslenmesi gerçekten enteresan bir konudur.bunu bir çok kişinin bildiğini çok düşünmüyorum.Çünkü derinin normalde kan damarı yok ,deri bütün beslenmeyi deri altındaki kılcan damarlardan difüzyon suretiyle yapmaktadır.Bu nedenlede kılcal damar sağlığı deri kalitesinin artırılmasında ve derinin gerçekten beslenmesinde çok büyük önem taşıyor.Kılcal damarlarımızın sağlıklı olması ne getirir bize deri kalitesinin çok yüksek olmasını getiriyor.Bunun için ne yapacağız sigara içmemek lazım,spor yapmak gerekli ve eğer kardiyovasküler hastalıklarımız varsa damar sağlığı açısından kardiyovasküler uzmanı bir doktora görünüp damar sağlığımızın düzenli olup olmadığını kontrol ettirmemiz gerekiyor.Derinin dışardan beslenmesi ise aslında çokda fazla mümkün olan bir konu değildir.Çünkü derinin en üst katında on dört hücreden ulaşan bir koruyucu bariyer mevcut ,o korucuyu bariyerden herhangi bir maddenin moleküler ağırlığı yüksek herhangi bir maddenin derinin altına inmesi söz konusu bile olamıyor.Düşünün hergün ellerimizi yıkıyoruz,duş alıyoruz. Eğer deri geçirgenliği çok yüksek olsaydı bütün bu su moleküllerinin derinin altına geçmesi ve dolayısyla bizim suyla temas eden bölgelerimiz şişerdi.O nedenle deri beslenmesi topikal olarak yüzeysel olarak çokda mümkün bişey gibi görünmüyor.Fakat bu demek değildir ki derimizin dısardan herhangi bir şey kullanmadan bırakalım bu çok doğru bir şey değildir.Çünkü ne olursa olsun derinin en üst tabakasındaki bu on dört hücreninde sağlığının korunması koruyucu tabakanın normal kalması açısından çok çok önemlidir. Neler yapılabilir özelliikle evde veya deri bakımı neler yapılabilir diye düşünürsek derinin mutlaka on iki saatte bir temizlenmesi gerekmektedir.Çünkü derinin normalde kendinin bir turnover ı vardır.Yani deri en alt tabakadan itibaren her dakika, her gün yeni hücreler oluşturmakta ve bu hücreler yavaş yavaş gün içerisinde üst tabakaya doğru yükselmekte ve üst tabakada bir süre sonra ölmektedir.Derinin turnover ı normalde yirmi sekiz günlük bir süreç ama her gün bizi etkilediği için bunu derinin üzerindeki ölü tabakaları,ölü hücreleri on iki saatte bir yüzümüzü yıkayarak temizlemek gerekiyor.Temizledikten sonra derinin nem içeriğinin artırılması için uygun nemlendiriciler seçilebileceği gibi eğer evdeysek özellikle kış koşullarına uygun olarak değişik malzemelerdende maskelerdende faydalanabilriz.Bunların başında özelikle antioksidan özelliği yüksek olan ve deri için gerekli olan A,Cve E vitaminini barındıran malzemeler olabilir.A vitamini açısından havuç çok zengin olduğu için havuç olabilir.Havucun püresi veya suyu aynı şekilde limon veya limon suyu ve tabiki E vitamini açısından vazgeçilmez olan zeytin yağının birlikte kullanılması şeklinde tercihlerimiz olabilir.Bunları maske olarakta hazırlayabilriz.Aynı şekilde tüketebiliriz.Her ikisininde çok büyük faydasının olacağı kesindir.

Cilt bakımı yapmak için yaş grubu belirli midir? Yaşlı ciltlere de yapılabilir mi?

Hepimiz cilt bakımı yapmalıyız ve bunu artık diş fırçalamak gibi günlük hayatımıza mutlaka oturtmalıyız.Deriyi on iki satte bir temizlememiz deri sağlığı açısından çok önemlidir.Bunu genç ciltler yaşlı ciltler olarak ayırmanın çok fazla bir yeri yok buda aynı diş fırçalamak gibi on iki saatte bir yapılması gereken bir prosedürdür.Genç cıltle yaşlı cilt arasında kullanılacak olan temizlik malzemeleri değişiklik göstebilir.Ame ne olursa olsun eğer hiç elimizde temizleyebileceğimiz herhangi birşey yoksa bile sadece suyla bile temizlemek derinin sağlığını korumak için çok büyük önem taşımaktadır.

Cildimize bakmazsak ne olur?

Özellikle yaşlı derilerde derinin bakımı çok daha büyük önem taşımaktadır.özellikle güneş ışınlarından korunmak için koruyucuların kullanılması hatta ileri dönemlerde pigmente lezyonların çok fazla arttığı görüldüğü için kış döneminde bile güneşten koruyucuların özellikle pigmente lezyonlarda kullanılması çok büyük önem taşımaktadır.Eğer buna dikkat etmezsek bu pigmente lezyonların üzerinde herhangi bir şekilde kansere veya kanseröz lezyonların oluşması söz konusu olabilir.Derinin diğer organlardan farklı olarak on iki saatte bir temizlenmeye ihtiyacı vardır.Eğer bunu sağlayamazsak deri giderek kendi işlevini normal fonksiyonlarını yerine getiremeyecek ve sonuçta da erken yaşlanma söz konusu olacaktır.Bu nedenle çok basit bir işlem fakat on iki saatte bir mutlaka derimizi temizlememiz,suyla yıkamamız gerekmektedir.Bu unutmayalım ve ayrıca derimize bakmazsak beraberinde getireceği değişik dermotolojik hastalıklara da hazırlıklı olmalıyız.

Bunu Paylaş:

Benzer Yazılar

Up