close

Ağrı Kliniği

AĞRI

IASP (International Association for the Study of Pain) tanımına göre ağrı; varolan veya olası doku hasarı ile ilgili veya bu hasar ile tanımlanabilen hoşa gitmeyen, duysal ve duygusal (emosyonel) bir deneyimdir.

Bu tanımlamada ağrının objektif, sübjektif, emosyonel ve psikolojik yönlerinin biraraya getirildiği belirgindir. Ağrı kişiden kişiye değişebildiği gibi aynı kişide değişik zamanlarda da değişebilmektedir.

Ağrıyı değişik biçimlerde sınıflamak mümkündür. Ağrının sınıflanması ağrıya yaklaşımda önemli noktalardan birisidir. Ağrının daha ayrıntılı olarak ele alınması, değerlendirilmesi bu sınıflamalarla daha da kolaylaşmaktadır.

AĞRI SINIFLAMASI

  1. Süresine Göre

Süresine göre ağrıyı, akut ve kronik ağrı olarak sınıflayabiliriz

Akut Ağrı

Doku hasarına, hastalığa veya iç organların anormal fonksiyonuna bağlı olarak ağrılı uyaranın meydana getirdiği durumdur. Akut ağrı ani başlar ve hastanın hekime başvurması için bir uyarı işlevi görür. Ani olarak doku hasarı ile başlayan, neden olduğu hasar ile arasında yer, zaman ve şiddet açısından yakın ilişkinin olduğu, yara iyileşmesi süresince giderek azalan ve kaybolan bir ağrı şeklidir. Akut ağrı bir hastalık değil, bir belirtidir. Akut ağrı örnekleri diş çekimi, doğum ve ameliyat sonrası ağrıları olabilir.

Kronik Ağrı

Akut ağrılı hastalığın olağan seyrinden veya bir yaralanmanın iyileşme süresinden çok daha uzun, aylar, hatta yıllar boyu aralıklarla devam eden ağrıya kronik ağrı adı verilir. Bir ağrının kronik ağrı haline gelebilmesi için üç ila altı aylık bir sürenin geçmesi gerekir. Kronik ağrıya bağlı olarak ortaya çıkan çeşitli diğer bozukluklar kronik ağrıyı bir sendrom haline getirmektedir. Kronik ağrılara bağlı olarak:

  • Halsizlik ve bitkinliğe bağlı olan uyku bozuklukları,
  • Seksüel istek ve aktivite azalması,
  • İştahsızlık ve kilo kaybı,
  • Kabızlık,
  • Psikomotor bozukluklar,
  • İrritabilite artışı,
  • Hareketliliğin azalmasına bağlı eklem bozuklukları gibi belirtiler de ortaya çıkar.

Kronik ağrı tek bir hekim tarafından değil, ayrıntılı olarak birçok hekim tarafından ele alınması gereken bir olaydır. Bu amaçla IASP kronik ağrıda multidisipliner yaklaşımın önemini ortaya koyan birçok kampanya yapmıştır. Ağrılı hastanın ekip bilinci ile ele alınması hem hastanın ağrısının çok daha kısa sürede dindirilmesini hem de zaman ve maddi açıdan daha az kayba uğramasını sağlar.

  1. Kaynaklandığı Bölgeye Göre

Ağrı kaynaklandığı bölgeye göre de sınıflanabilir. Buna göre tutulan sinirler veya organ sistemlerine göre de ağrıyı değerlendirmek mümkün olur.

Somatik Ağrı

Yüzeyel somatik ağrı: Cilt, ciltaltı dokuları ve müköz membranlardan gelen ağrılı uyaranlarla gelişir. Çok iyi lokalize edilir ve keskin, batıcı, zonklayıcı veya yanıcı özelliktedir.

Derin somatik ağrı: Kaslardan, tendonlardan, eklemlerden veya kemiklerden kaynaklanmaktadır. Künt ve sızlayıcı tiptedir, iyi lokalize edilemez.

Sinirlerin yayılım bölgesinde algılanır. Genellikle travma, kırık, çıkık gibi durumlarda görülen ağrı somatik ağrı olarak isimlendirilir.

Viseral Ağrı

Viseral ağrı, iç organların veya zarlarının anormal işlevi veya hastalığına bağlı olarak gelişen akut ağrıdır. İç organların tümü ağrıya karşı her zaman hassas değildir; örneğin, bağırsaklar gibi. Bağırsaklarda meydana gelen gerilme organların çeperinde bulunan sinir liflerini uyararak ağrıya yol açabilir. İç organlardan kaynaklanan ağrılar genellikle künttür, yavaş yavaş artar, yeri kolay saptanamaz, başka bölgelere doğru yayılır; (Örneğin: Pankreas ağrısının sağ omuza yayılması, apandisit ağrısının göbeğe yayılması, kalp kasından kaynaklanan ağrıların sol kola yayılması gibi) yansıma bölgeleri vardır. Aynı biçimde her organa özgü deri bölgelerinde aşırı hassasiyet vardır.

Sempatik Ağrı

Sempatik kökenli ağrı sempatik sinir sisteminin işin içerisine girdiği/tutulduğu ağrılardır. Sempatik kökenli ağrılar, diğer ağrılara göre daha farklı özellikler taşır. Asıl hastalık geçtikten bir süre sonra, haftalar hatta aylar sonra başlar, şiddeti gittikçe artar. Deri hassas ve soğuktur. Soğuk ortamda daha da artar. Sempatik ağrıların en önemli özelliklerinden birisi yanma tarzında olmasıdır. Hasta, karda uzun süre çıplak kalındığındaki gibi yanma ile üşüme arasında bir his tanımlar. Ağrı özellikle geceleri artar. Ağrıyan kol ve bacaklarda deri bozuklukları ortaya çıkar. Damarlardan kaynaklanan ağrılar, kozalji dediğimiz yanma tarzındaki ağrılar, sempatik ağrılara örnek olarak verilebilir.

d. Mekanizmasına Göre

Ağrı alanında önemli bir diğer sınıflama; ağrının mekanizmalarına göre sınıflanmasıdır. Bu sınıflama biçimi, ağrı tedavisine yeni boyutlar kazandırmıştır. Ağrının belirli bir mekanizmayla ortaya çıkması gibi, ağrı kesiciler de belirli biçimlerle, belirli mekanizmalarla etkili olurlar. Bu nedenle, ağrının mekanizmasının ve ağrı kesicilerin etki mekanizmasının bilinmesi ağrının çok daha kısa sürede ve daha etkin bir biçimde tedavisine olanak sağlar.

Mekanizmalarına göre ağrı aşağıdaki biçimde sınıflanabilir:

  • Nosiseptif Ağrı
  • Nöropatik Ağrı
  • Deaferantasyon Ağrısı
  • Reaktif Ağrı
  • Psikosomatik Ağrı

Nosiseptif Ağrı

Nosiseptif ağrı, fizyopatolojik bir takım olayların ve süreçlerin nosiseptör adını verdiğimiz ağrı algılayıcılarını uyarmasına bağlı olarak ortaya çıkar. Bunlara örnek olarak kas ve eklem ağrıları, kanser ağrısı ve gerilim tipi baş ağrısı gösterilebilir. Doku yaralanması ve inflamasyon birlikteliği bu ağrı şeklini ortaya çıkarmaktadır. Nosiseptif ağrının tedavisinde, aspirine benzer ilaçlar ve morfin gibi merkezi etkili ağrı kesiciler kullanılır.

Nöropatik Ağrı

Nöropatik ağrı, postherpetik nevralji, kompleks rejyonal ağrı sendromu (CPRS) ve fantom ekstremite ağrısı örnek verilebilir. Periferik veya santral sinir sisteminde harabiyet söz konusudur, yanma şeklinde kendini gösterir.

Bel fıtığında olduğu gibi mekanik bir baskı doğrudan nöropatik ağrıya yol açabilir ya da şeker hastalarında olduğu gibi salgılanan çeşitli maddeler sinir dokusunu etkileyerek nöropatik ağrıya yol açabilir.

Nöropatik ağrı, duysal bozukluğun olduğu bölgede algılanır. Aralıklı, kısa süreli, batıcı, saplanıcı bir ağrıdır. Normalde ağrılı olmayan uyaranlar da sinir dokusunun hassaslaşmasına bağlı olarak ağrıya yol açar. Tekrarlayan uyaranlar ağrının daha fazla artmasına yol açar. Ağrı o anda doku harabiyeti oluşturan patolojinin devam etmemesine rağmen mevcuttur. Hoş olmayan uyuşukluk hissi, yanma, elektrik çarpması, karıncalanma, keçeleşme gibi hisler mevcuttur. Ağrı, tahribata neden olan olaydan hemen sonra değil, daha sonra ortaya çıkabilir.

Nöropatik ağrının tedavisinde bildiğimiz ağrı kesiciler çoğu kez yeterli olmazlar. Daha çok lokal anesteziklere, antikonvulzanlara veya antidepresanlara yanıt veren bir ağrı modelidir.

İlginç ağrı tiplerinden birisi de deaferantasyon ağrısıdır. Çevre ve merkez sinir sistemindeki bozukluklara bağlı olarak sinir iletisinin kesilmesine bağlı olarak ortaya çıkar. Kolu bacağı kesilenlerde ortaya çıkan hayalet ağrıları, zona sonrası görülen şiddetli ağrılar bu tip ağrıya örnektir. Normalde önce omuriliğe, daha sonra merkezi sinir sistemine giden ileti, sinir harabiyetine bağlı olarak kesilmiştir. Bir anlamda sinirin elektriksel deşarjında kısa devreler meydana gelmekte ve bu kısa devreler başlı başına bir odak olarak ağrıya yol açmaktadır. Yanıcı özelliktedir, duysal kaybın olduğu bölgededir. İlk birkaç ay içerisinde tedavi edilmediği taktirde çok uzun süreli ve geçmeyen inatçı ağrılara yol açabilir. Her hasar sonrasında da görülmez.

Reaktif Ağrı

Vücudun çeşitli olaylara karşı bir reaksiyonu olarak, ağrı algılayıcıların uyarılmasıyla ortaya çıkar. Halk arasında kulunç olarak bilinen kas ağrıları, damarların büzüşmesine bağlı olarak ortaya çıkan ağrılar örnek olarak verilebilir. Reaktif ağrılardan birisi olan miyofasyal ağrı; sürekli, künt, derin, sızlayıcı niteliktedir. Vücut kaslarının değişik bölgelerinde tetik noktası adını verdiğimiz noktalar vardır. Bu noktaların uyarılması ile yansıyan ağrılar ortaya çıkar. Hastada bu noktalara basıldığı taktirde sıçrama olayı meydana gelir.

Psikojenik Ağrı

Kronik ağrılı hastalarda kronik ağrıya bağlı olarak birtakım psikolojik belirtilerin ortaya çıkması doğaldır. Çünkü kronik ağrılı hasta işinden gücünden alıkonmakta ve toplumun ister istemez dışına çıkmaktadır. Bu nedenle kronik ağrılı hastalarda doğal olarak birtakım tedirginlikler ortaya çıkar. Ancak psikojenik ağrı daha farklı bir kavramdır. Psikojenik ağrısı olan hastalar ağrıyı gerçek gibi algılar, ancak ciddi anksiyete bozukluğu, korku, bezginlik, hayattan zevk almama, hatta ileri yaşlarda anksiyeteyi ağrı gibi değerlendirme gibi durumlarla birlikte olabilir.

Ağrı hissi, bazı hallerde vücuttaki hastalıkların habercisi olarak faydalı sayılsa da çoğu zaman kurtulmak istediğimiz, günlük yaşantımızı olumsuz etkileyen hatta onu ızdırap haline getiren bir duygudur. Ağrı, ağrı çeken kişileri bedensel, duyusal ve psikolojik olarak etkilemekte, yakınları için de duygusal ve sosyal sıkıntılar doğurmaktadır. Ağrıyı algılama tecrübesi karışık bir mekanizmanin son halidir. Belirli bir uyarının ağrı olarak algılanması sadece uyarının yapısına bağlı değildir. Geçmişte yaşanmış tecrübeler, bellekteki birikimler ve o anki emosyonel durum da algıyı etkiler. Bu karışık yapının iyi analiz edilmesi, ağrı tedavisi açısından doğru yaklaşımın ortaya konması, tedavide başarı için elzemdir.

Ağrının yarattığı etkileri en aza indirmek adına İstanbul Cerrahi Hastanesi Ağrı Kliniği, pek çok farklı ağrı türü konusunda modern tıp ve teknolojiyi kullanarak hastalarına hizmet sunmaktadır. Ağrı Kliniği’nde tedaviler, hastalığa uygun ilaç tedavisi veya sinir blokları, eklem içi ilaç uygulamaları, port-pompa (ağrı pompaları) yerleştirilmesi ile hastaya ve hastalığa özel tedavi seçenekleri sunularak planlanmaktadır.


Klinikte Uygulanan Ağrı Tedavileri;

  • Boyun – omuz – kol ağrıları
  • Boyun fıtığı ağrıları
  • Bel ağrıları ve bel fıtığı ağrıları
  • Dolaşım bozukluğundan kaynaklanan ağrılar
  • Kas-eklem ağrıları
  • Yüz ağrıları, trigeminal nevralji (tek taraflı yüz ağrısı)
  • Şeker hastalığına bağlı olarak ortaya çıkan ağrılar
  • Baş ağrısı ve migrene bağlı ağrılar, nöropatik ağrılar
  • Kanser hastalığına bağlı olarak ortaya çıkan ağrılar
  • Zona ağrısı, ampütasyona bağlı ağrılar
Up