Bizden Haberler
Burun tıkanıklığı ciddi sağlık sorunlarına yol açar
KBB uzmanına en sık müracat nedenlerinin başında burun tıkanıklığı gelir. Burun mukozası burna giren havayı temizler, nemlendirir ve ısısını ayarlar.
*Yerçekiminin etkisiyle burun tıkanıklığı geceleri artar. Bu kişiler güne yorgun, isteksiz başlar, işlerine ya da derslerine konsantre olamazlar ve depresif bir tablo çizerler.
*Ağızdan solumaya bağlı başta farenjit olmak üzere ciddi üst solunum yolu enfeksiyonları gelişir.
*Yeteri kadar hava solunamadığı için kalp üzerine fazla yük biner. Bu açığı kapatmak için kalbimiz yıllar boyunca gereğinden fazla çalışır.
Bu da kalp ritim bozukluklarına, kalp yetmezliğine ve yüksek tansiyona yol açabilir.
Deviasyon Nedir ? Nasıl Tedavi Edilir ?
Burnumuzu bir çadıra benzetirsek, kıkırdak ve kemik yapıdan oluşan ve burnu iki eşit parçaya bölen orta bölmeye septum denir.
Burun tıkanıklığı nedenlerinin başında gelen 'deviasyon' hava geçişini engelleyen septum ' orta direk ' eğrilikleridir.
Deviasyona doğumsal sebepler, doğum travmaları ve erişkin çağlardaki çarpma ve darbeler neden olur.
Burun eğriliğinin tek tedavisi cerrahidir. Aynı anda estetik müdahale de yapılabilir. Genel anestezi altında altında yapılan deviasyon ameliyatı sonrasında bir gün hastanede kalmak uygundur. Aynı anda burun eti ameliyatı yapılmamışsa tampon konulmaz. Son aylarda kullanılmaya başlanan burun kıskaçları ' septal stapler ' sayesinde tampon kullanma zorunluluğu tamamen ortadan kalkmıştır.
Ameliyat sonrası oldukça rahattır. Hastalar operasyondan 3-4 gün sonra normal hayatlarına dönerler.
Gecelerin Kabusu Burun Etleri...
Genişleme ve büzüşme yeteneği olan damarların çok zengin olduğu burun etlerindeki ( konka ) şişmeler burun tıkanıklığına yol açar.
Allerji, hava kirliliği, sigara ve alkol tüketimi, hamilelik ve BURUN SPREYİ BAĞIMLILIĞI, burun mukozasını şişiren en yaygın nedenlerdir.
Tıkanıklığın şiddetine göre hastalar ağzı açık uyurlar, horlarlar ve daha önemlisi kısa aralıklarla soluksuz kalırlar. Bu hastalar için geceleri bir kabustur.
Bütün gece ağızdan solumaya bağlı, boğaz kuruluğu, ağızda koku, dilde paslanma, tat duyusunda azalma, gıcık ve öksürük krizleri oluşur.
Burun eti büyümelerinde medikal tedavi sebebe yönelik olmalıdır.
*Sigara ve alkol tüketilmemeli, damar büzüştürücü burun damlalarını üç günden fazla kullanmamalıyız.
*Antihistaminik denen allerji ilaçları uykuya meyli artırır. Bu ilaçlar alındığında otomobil kullanma gibi dikkat gerektiren işlerden uzak durmalıyız.
*Dekonjestan (damar büzüştürücü) ilaçlar kalp hızını ve basıncını artırır. Kalp hastalığı, yüksek tansiyon, glokom ve idrara çıkma zorluğu olan kişiler bu ilaçları kullanmamalıdır.
*Hastalar tarafından malesef bilinçsizce kullanılan efedrinli burun spreyleri, burun etlerinde geriye dönüşümü olmayan hasarlar meydana getirir. Bu ilaçların 3 günden fazla kullanılması çok zararlıdır.
Burun Eti Hastalıklarının Radyofrekans Yöntemi İle Tedavisi
İlaç tedavisine cevap alınamayan durumlarda cerrahi yöntemler gündeme gelir.
Genel anestezi altında, burun etlerinin kısmi alınması, kanama riskine rağmen oldukça yaygındır. Ameliyat sonrasında silikonlu tamponlar konulur.
Ancak, modern tıbbın ilerlemesiyle burun eti büyümelerinde artık, mucize tedavi diye niteleyebileceğimiz RADYOFREKANS tekniği kullanılmaktadır. Lokal anestezi altında, konkalara yaklaşık 15-20 dakika boyunca, 75-85 derecede, 500-700 joule radyofrekans dalgaları verilir. İkinci seans sonunda genellikle %80-90 başarı sağlanır.
Ağrısız, kansız,fizyolojik, burunda kabuklaşmaya ve işgücü kaybına yol açmayan radyofrekans uygulaması, genel anestezi ve tampon korkusu olan hastaların tercih ettiği bir yöntemdir.
Sinüzit Burun Tıkanıklığı Yapar mı?
Havaların soğumasıyla artan soğuk algınlığı ve gripal enfeksiyonlar burun mukozasında şişmeye, sinüs kapakçıklarında ödem ve buna bağlı olarak tıkanmaya yol açar. Havalanması bozulan sinüslerde bakterilerin üremesine uygun ortam oluşur. Oluşan sinüs enfeksiyonunda (sinüzit) en sık rastlanan bulgular, sarı-yeşil koyu akıntı ve buna bağlı burun tıkanıklığı, öne eğilince artan başağrıları, yanakta ve dişlerde ağrı, koku almada azalmadır.
Bu tablonun çok sık tekrarlamasına kronik sinüzit denir. Oluşan geniz akıntısı, farenjite bağlı boğaz ağrısına, ses kısıklığına, uzun süren öksürük krizlerine yol açar, bronşit ve astım krizlerini tetikler.
Tanı amaçlı burun endoskopisi ve bilgisayarlı sinüs tomografisiyle teşhis edilen sinüzit uzun süreli antibiyotikle tedavi edilir. İlaç tedavisine yanıt alınamayan durunlarda ameliyat kaçınılmaz olur. Endoskopik sinüs cerrahisi sayesinde artık sinüzit hastaların korkulu rüyası olmaktan çıkmıştır.
SONUÇ OLARAK ÇOK CİDDİ SAĞLIK PROBLEMLERİNE YOL AÇABİLEN BURUN TIKANIKLIĞI ERKEN YAŞLARDA TEŞHİŞ EDİLİP, TEDAVİ EDİLMELİDİR.