Glokom
Glokom Nedir?
Glokom, optik sinire zarar veren bir grup göz hastalığı için kullanılan isimdir. Gözden beyne bilgi taşıyan optik sinir, gözün arkasındadır. Sinir zarar gördüğünde, görüşünüzü kaybedebilirsiniz.
İlk başta glokomlu insanlar yandan görüşü kaybederler. Ama eğer hastalık tedavi edilmezse, görüş kaybı kötüleşebilir. Bu da zamanla tümüyle körlüğe yol açabilir.
Üç çeşit glokom vardır:
- Açık-açılı glokom, en yaygın tiptir. Bu tip glokomda optik sinir, biraz hasar görür. Bu da yavaş yavaş görüş alanının kaybına yol açar. Bir göz, diğerinden daha fazla etkilenebilir. Bazen görüş alanınızın çoğu, onu fark etmeden kaybolabilir.
- Kapalı-açılı glokom, en az görülenidir. Glokomların yaklaşık yüzde 10'u, kapalı-açıdır. Bu tip glokomda, gözün renkli kısmı (iris) ve lensler, gözünüzün odacıkları arasında sıvı hareketini engeller. Bu, basıncın birikmesine ve irisin gözün boşaltım sistemine baskı yapmasına neden olur. Benzeri bir şekli de ani (akut) kapalı-açılı glokomdur. Çoğunlukla bir acil durumdur. Bu akut şekline yakalanırsanız, gözünüze kalıcı zarar gelmesini önlemek için hemen tıbbi yardıma ihtiyacınız olacaktır.
- Doğuştan gelen glokom, bazı bebeklerin doğuştan sahip olduğu ender görülen bir glokom çeşididir. Bazı çocuklar ve genç yetişkinlerde hastalığın bu tipine yakalanabilirler.
Glokomu erken keşfetmek ve tedavi ettirmek, körlüğü önlemek için önemlidir. Hastalık için yüksek risk taşıyorsanız, hiçbir belirtiye sahip olmasanız bile bir göz doktoru (oftalmolog) tarafından kontrol edildiğinizden emin olun.
Glokoma yakalanma riskiniz, 40 yaşından sonra ve 70 yaşından sonra hızla artar. Irk, aynı zamanda bir etmendir. Siyahilerin hastalığa yakalanmaları beyazlara göre daha muhtemeldir. Şeker hastalığınız varsa, yüksek miyopi kusuru varsa veya yakın aile üyelerinden birinde glokom varsa da risk grubundasınız.
Glokom hiçbir belirti vermeyen sinsi bir hastalıktır; ancak düzenli göz muayenesi esnasında yapılan ölçümler ile tespit edilebilir. Zamanında teşhis edilip kontrol altına alınmadığı durumlarda körlüğe kadar varabilen görme kayıplarına yol açar.
Gözün ön bölümünde devamlı sıvı üretimi vardır. Bu sıvı aynı zamanda kanallar aracılığıyla boşaltılır. Eğer bu sıvı boşaltım hızı yapım hızından yavaş ise göz içindeki basınç yükselecektir. Glokom, göz içi basıncının yükselmesi ile görme sinirinde oluşan tahribattır. Görme siniri, gözden aldığı görüntüyü beyindeki görme merkezine götüren bağlantıyı sağlar.
YILDA BİR KEZ RUTİN GÖZ MUAYENESİ ÇOK ÖNEMLİDİR. |
Kimler Risk Altında?
Her yaşta görülebilir; ancak
- Ailenizde glokom öyküsü olan varsa,
- Yüksek miyopiniz varsa,
- Çok yüksek hipermetropiniz varsa,
- 35 yaş üzerinde iseniz,
- Herhangi bir nedenle uzun süre kortizonlu ilaç kullanmışsanız,
- Eğer şeker hastasıysanız,
- 8 Migren hastasıysanız,
- Düşük veya yüksek kan basıncınız varsa risk altındasınız demektir.
Glokoma Ne Sebep Olur?
Optik sinire gelen zarar, çoğunlukla gözdeki artan basınçtan (göz içi basıncı) kaynaklanır. Bu, gözün çok fazla sıvı ürettiği veya iyi akıtamadığı zamanlar gibi fazla sıvının gözde biriktiği zaman oluşabilir. Ama glokomun bazı vakaları, artan basınçla oluşmaz. Bu vakalarda sebep bulunamayabilir.
Bir göz yaralanmasından sonra, göz ameliyatından sonra veya bir göz tümörü yüzünden glokoma yakalanabilirsiniz. Diğer hastalıkları tedavi etmek için kullanılan bazı ilaçlar (kortikosteroid), glokoma neden olabilir.
Glokomun Belirtileri Nelerdir?
Açık-açılı glokomunuz varsa, muhtemelen dikkat edeceğiniz tek belirti, görme kaybıdır. Ciddi olana dek dikkat etmeyebilirsiniz. İlk başta etkilenmeyen göz sonradan kayba neden olabilir. Yandan görüş, çoğunlukla merkezi görüşten önce kaybolur.
Kapalı-açılı glokomun belirtileri, sadece kısa bir zaman süren bulanık görüş gibi belirtilerle hafif olabilir. Kapalı-açılı glokomun ciddi işaretleri, göz çevresinde veya içinde bulanık görüşü veya uzun süreli ağrıyı kapsar. Aynı zamanda ışığın çevresinde haleler görebilirsiniz, kırmızı gözleriniz olabilir veya mideniz bulanabilir ve kusabilirsiniz. Doğuştan gelen glokomda, işaretler gözlerin çabuk sulanmasını ve ışığa karşı hassasiyeti içerebilir. Bebeğiniz, çoğu zaman gözlerini ovuşturabilir, kısabilir veya kapalı tutabilir.
Başlangıçta genellikle belirti görülmez. Erken dönemde görme kaybı fark edilemez. Görmede bozukluk ve ağrı olmaz.
Glokom Nasıl Teşhis Edilir?
Doktorunuz, belirtilere dair sorular soracaktır ve genel bir sağlık muayenesi yapacaktır. Doktorunuz, glokomunuz olduğunu düşünüyorsa, daha fazla test için sizi bir oftalmologa yönlendirecektir. Bu, birden fazla ziyaret anlamına gelebilir.
Bir oftalmolog veya özellikle glokom uzmanı glokomu teşhis ve tedavi edebilir. Bir optisyen, bu hastalığı teşhis ve tedavi edemez.
Görüşünüzde kör noktalara dikkat ettiyseniz veya zamanla görmede daha fazla sorun yaşıyorsanız, doktorunuzu görün. Açık-açılı glokomun bir aile tarihçesine sahipseniz, 40 yaşın üzerindeyseniz veya şeker hastalığınız varsa hastalığı kontrol ettirmek iyi bir fikirdir.
Nasıl Tedavi Edilir?
Glokom, genelde göz damlası gibi ilaçlarla tedavi edilir. Göz damlanız için günlük bir program takip ettiğinizden emin olun, böylece işe yaramaları gerektiği gibi çalışırlar. Yaşamınızın geri kalanında ilaç almanız kuvvetle muhtemeldirünümüzde damlalar genellikle glokom tedavisi için yeterlidir. Damlaların yetersiz kaldığı durumlarda lazer tedavisi veya ameliyata da ihtiyacınız olabilir.
Yetişkinlerde tedavi, kaybolan görüşü geri getiremeyebilir, ama görüşünüzün daha da kötüleşmesini engelleyebilir. Tedavi, optik sinire daha fazla zarar verme durumunu gözlerdeki baskıyı düşürerek durdurmayı amaçlar.
Tedaviye başlanıldığı anda görme kaybı durdurulabilir. Meydana gelen hasarı geri döndürmek zordur. Glokomun tedavi yöntemleri, hastalığın nedenine ve derecesine göre farklılık gösterir.
- İlaç tedavisi
- Çeşitli lazer tedavileri
- Cerrahi yöntemler uygulanabilir.
Glokomda "By-pass Tedavisi ve Stentler"
Glokom hastalığında göz tansiyonunun yükselmesi sonucu görme siniri bozulmakta ve tedavi edilmediği takdirde görme kaybı gelişmektedir. Bilindiği gibi; vücudumuzdaki organların çoğu beslenme ve oksijen gereksinimlerini damarlar ve kan dolaşımı yoluyla sağlamaktadırlar. Ancak göz içinde bulunan göz merceği ve kornea dokularında normal şartlar altında damar bulunmaz. Bu nedenle; bu dokuların beslenmesi göz içinde üretilen bir sıvı tarafından sağlanmak zorundadır. Göze gelen bu sıvı oksijen besin maddelerini dokulara ulaştırdıktan sonra küçük kanallar aracılığıyla gözü terk eder ve yerini yeni gelen sıvıya bırakır. Glokom hastalığında sıvının gözü terk etmesini sağlayan kanallar sisteminde bozukluk ya da direnç artışı söz konusudur. Bu nedenle sıvının gözü terk etmesi gecikir ve göz tansiyonu yükselir.
"Stent Tedavisi" ne işe yarar?
Stent tedavisi yeni bir tedavi olup temel olarak glokom hastalığındaki bozulmuş olan göz içi sıvı dolaşımını düzeltmek için geliştirilmiştir. Göz içi sıvısının boşaltım sistemindeki en yüksek direnç milimetrenin yaklaşık onda biri kadar ince bir bölgede bulunmaktadır. Stentler ile bir anlamda tıkalı diyebileceğimiz bu bölge 'by-pass' edilmekte ve sıvı dolaşımı düzeltilmektedir. Bunu kalpteki tıkalı damarların stentlerle açılmasına benzetebiliriz. Glokomda kullandığımız stentler 'L' şeklinde ve 1 mm'den küçük olup titanyumdan imal edilmektedir. Yaklaşık olarak üç yıldır uygulanmakta olup stente karşı herhangi bir doku reaksiyonu gözlenmemiştir.
Stentler hangi tür Glokom hastalarına uygulanabilir?
Stent tedavisi 'açık açılı glokom' dediğimiz ve tüm glokom hastalarının yaklaşık üçte ikisini oluşturan oldukça büyük bir kısmına uygulanabilir. Glokomu erken ya da orta evrede olup ilaç kullanmak istemeyen/kullanamayan veya ilaçlarını kullanmasına rağmen göz tansiyonu düşürülemeyen hastalar en uygun adaylardır.
Uygulama nasıl yapılıyor?
Lokal anestezi (iğne yapılmadan) altında ameliyathanede yapılmaktadır. 10-15 dakika gibi kısa bir sürede işlem tamamlanmaktadır. İşlem ağrısızdır, herhangi bir dikiş konmamakta ve hasta hemen evine gönderilmektedir. Ameliyat sonrasında ise yaklaşık 3 hafta süreyle antibiyotik ve kortizonlu damlalar kullanılmaktadır.
GLOKOM VE KATARAKTIN BİRLİKTE BULUNDUĞU HASTALARDA DA UYGULANIYOR.
Glokom ve katarakt oldukça sık oranda birlikte bulunmaktadır. Bu tür hastalarda eğer glokom çok erken evrede ve göz tansiyonu da çok yüksek değilse sadece fakoemülsifikasyon ile katarakt ameliyatı uygulayarak göz tansiyonunu da belli bir oranda düşürmekteyiz. Ancak glokomu orta-ileri evrede olan hastalarda katarakt ameliyatı ile birlikte aynı seansta stent uygulaması göz tansiyonunun kontrolü için belirgin yarar sağlamaktadır. Katarakt ameliyatı ile birlikte uygulama göze ilave bir giriş yeri açılmasını ve sonrasında herhangi bir dikiş atılmasını gerektirmez, toplam ameliyat süresini sadece 10 dakika kadar uzatır.
Yan etkileri var mıdır?
Glokom hastalarının büyük çoğunluğu ameliyattan oldukça ürkmekte ve çekinmektedirler. Bunun da temel nedeni glokomda yaygın olarak kullanılan klasik ameliyat yöntemi olan trabekülektomi sonrası gelişen bulanık görme, batma ve sulanma gibi problemlerdir. Stent cerrahisinin en önemli avantajı klasik glokom cerrahisi sonrası genellikle görülen bu tür sorunların hiçbirine yol açmamasıdır. Müdahale sonrası ertesi gün hastanın görmesinde herhangi bir azalma olmamakta ve gözlük numaraları dahi önemli değişikliğe uğramamaktadır. Batma ve kızarıklık minimal olup birkaç gün içinde ortadan kaybolmaktadır.
Stentlerin yan etkiler açısından uzun dönemde de klasik yöntem olan trabekülektomiye kıyasla belirgin avantajları bulunmaktadır. Bunlar arasında en önemlisi geç dönem enfeksiyon riskinin tümüyle ortadan kalkmasıdır.
Yöntemin etkinliği ne kadardır?
Üç yıla yakın bir süredir yürüttüğümüz araştırma sonunda elde ettiğimiz sonuçlara göre stentler yeni tanı konmuş ve hiçbir tedavi almayan hastalarda ilaç tedavisine benzer bir etki oluşturmaktadırlar. İlaç kullanmakta olan ancak 2-3 adet ilaca rağmen göz tansiyonu yeterince düşürülemeyen hastalarda ise ek bir göz tansiyonu düşüşü sağlamakta ve ilaçların bazılarının kesilmesi mümkün olmaktadır. Burada belirtilmesi gereken önemli bir husus; çok geç evrede başvuran ileri glokomlu olgularda hastalığın durdurulması için göz tansiyonunun çok fazla miktarda düşürülmesinin gerekebilmesidir. Bu tür hastalarda kontrol sağlanması için stent uygulamasına ek olarak ilaçlar da gerekli olabilmekte, bazen de klasik glokom ameliyatı- trabekülektomi uygulanmaktadır.