Lasik Tekniği Nedir?
Bütün dünyada en yaygyn olarak uygulanan ve
tercih edilen yöntemdir. Türkiye'de ilk
olarak 1994 yılında Opr. Dr. Sinan Göker
tarafından uygulanmıştır.
İstanbul Cerrahi Hastanesi
Kardiyoloji Bölümü
Kalp ve Damar Cerrahisi
Girişimsel Radyoloji Servisi
Modern teşhis, tanı, tedavi imkanları
Son teknoloji
Dr. Aydın AKSOY ve ekibi ile
hizmetinizde
Bacaklarda Varise Veda!
Merkezimizde kalp dışı damar hastalıklarınınn tanı ve tedavisi
20 yıldır İsveç damar cerrahisi alanında başarılarını fazlası
ile kanıtlamış Doç. Dr. Sadettin Karacagil tarafından sunulmaktadır.
Ağrılı Sorunlara, Ağrısız Çözümler!
İstanbul Cerrahi Hastanesi'nde, yetişkin
ve çocuk hastalara en son teknolojik
imkanlarla üst düzey üroloji
hizmeti sunulmaktadır.
Beyin ve Sinir Cerrahisi
Disiplin, sabır ve uyum prensipleri altında kurulmuş olan
merkezimizde beyin, omurilik ve omurgaya yönelik tüm karmaşık
hastalıkların tanı ve en modern cerrahi dışı ve cerrahi tedavisi
genç, dinamik, uluslararası deneyimli bir ekip tarafından yapılmaktadır.
Modern Teknoloji ve Bilimsel Yaklaşım
Modern tanı ve tedavi yöntemlerini çatısında
barındıran Kulak Burun Boğaz Bölümü, birçok
alanda Türkiye'de ilkleri temsil etmektedir.
Anne - Baba Olmak Artık Hayal Değil!
Dünyada uzun yıllardır çocuk sahibi olmak isteyen
çiftlere bir ümit ışığı olan tüp bebek tedavileri,
merkezimizde 1998 yılından itibaren
başarı ile uygulanmaktadır.
Ortopedi ve Eklem Hastalıkları Merkezi
• Uluslararası deneyime sahip, yeni
kuşak hekimler tarafından tanı
ve tedavi olanağı
• İleri teknoloji kullanımı
• Multidisipliner yaklaşım
• Uluslararası konsultasyon
Çocuk Hastalıkları
Çocuk Hastalıkları Bölümü ve Yenidoğan
Yoğun Bakım Ünitesinde, 24 saat boyunca
Pediatri uzmanları tarafından poliklinik
ve acil müdahale hizmeti verilmektedir.
Kadınlarda sık görülen genellikle menopoz ilişkili, yaşa bağlı hormon değişiklikleri yorgunluk belirtileri, ruhsal değişim, saç kaybı, cinsel isteksizlik, konsantrasyon ve kilo eksikliği belirtileriyle erkeklerde de görülebiliyor. Uzmanlar milyonlarca erkekte görülen bu tip belirtilerin sıklıkla göz ardı edildiğini belirtti.
Erkek hipogonadizm (testis veya yumurtalığın faaliyet noksanlığı) testislerde yeterli testosteron üretilmediğinde oluşur. Testosteron hormonu maskülin gelişimde önemli rol oynar. Erkekler hormon düzeyleri düştüğünde zihinsel ve fiziksel değişimler yaşayabilir.
Northwestern Üniversitesi Feinberg Tıp Fakültesi Üroloji Bölümü'nden Doç. Dr. Brannigan; "Hormon değişiklikleri yaşlanmanın doğal etkilerindendir. Kadınlarda ovulasyon (yumurtlama) sona erer ve hormon üretimi kısa sürede azalır, erkeklerde ise testosteron hormonunun azalması daha yavaş oluşur, 30'lu yaşların sonuna doğru her yıl %1 azalmaya başlar. 70 yaşında bir erkeğin testosteron seviyesinde bazal kıyasla %50 veya daha yüksek oranda azalma olur fakat yaşlanma tek risk faktörü değildir. Ergenlik çağında tanısı konulabilecek genetik nedenler de etkilidir. Erkek hipogonadizmi tanısı konulmasın için basit bir kan testi yeterlidir. Hormon replasman tedavi seçeneği tüm hastalar için uygun değildir" dedi.
Doktorlar erkek hipogonadizminin yüksek kolesterol, diyabet, kardiyovasküler hastalıklar gibi kronik sağlık durumlarıyla ve infertilite (kısırlık) ile de bağlantılı olduğu konusunda uyarıda bulunuyor. Eğer semptomlar yaşıyorsanız mutlaka bir üroloji uzmanına danışmanız öneriliyor.